İçimizdeki İsmail’i kurban etmek…

2010-12-01 16:38:00



Allah’a yakınlaşmamıza engel olan her şey bizim İsmail’imizdir. Herkesin İsmail’i farklıdır ve hayatın her alanında, farklı görüntülerle karşımıza çıkar. Öyle ise sana düşen, içindeki İsmail’ini tespit edip onu Allah için kurban edebilmendir.

Hayırlı ve huzurlu bir bayram geçirmemizi nasip eyle!

Rabbimiz! Bu güzel bayram günü hürmetine kalbimizde dolaylı ya da doğrudan Sen’in rızana ulaştırmayan/ulaştırmayacak olan sevgiler varsa onları sil süpür.. tatmak, görmek gibi duyularımızı ve hayal, hafıza gibi kalbe bağlı duygularımızı Sen’in emrine muhalefetten muhafaza eyle! Sevdiklerimizle birlikte hayırlı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmemizi nasip eyle. (Amin)

Bir gece teslimiyet peygamberi Hz. İbrahim (a.s.) rüyasında oğlunu kurban etmekte olduğunu görür. Aynı rüyayı üç gün üst üste görünce bunun Allah’tan olduğunu anlar. Oğlunu kurban etmeye Mekke’ye gelirken yolda karşılaştığı bir adam bu rüyanın şeytani bir rüya olduğunu söyler. Hz. İbrahim, kendisinden başka kimsenin bilmediği rüyayı bu adamın bilmesine şaşırır ama çok geçmeden onun Allah’ın düşmanı şeytan olduğunu anlar. Ve onu huzurundan kovar. Bu defa şeytan, İsmail’in annesi Hacer’in gözüne gözükür. İbrahim’in çocuğunu kurban edeceğini anlatır. Hz. Hacer annemizin Allah’a teslimiyeti bütün kadınlara örnek olur ve yeri-göğü titretir: “Eğer bunu Allah emretti ise yapmalıdır. Bize düşen Allah’ın emrine teslim olmaktır.” Hz. Hacer de şeytanı kovar. Hz. İbrahim ve Hz. Hacer’i kandıramayan İblis, son olarak İsmail’e gözükür. Ancak onu da kandıramaz. Sonunda İsmail, şeytanı babası Hz. İbrahim’e şikayet etmek zorunda kalır. Hz. İbrahim: – Onu taşla oğlum, der. Hz. İsmail babasının tavsiyesiyle yerden aldığı taşları ona doğru fırlatır. Bu taşlamalardan sonra şeytan ümidini kaybederek oradan uzaklaşır.

Bıçak neden kesmedi?

Bundan sonra Hz. İbrahim de oğlu İsmail’i kurban etmeye yönelir. Ancak o da ne! Taşı kesen bıçak Hz. İsmail’in boynunu kesmez. Nasıl ki zamanında kendisinde yakma kabiliyeti olan ateş Hz. İbrahim’i yakmadıysa, bu sefer de kendisinde kesme kabiliyeti olan bıçak Hz. İsmail’i kesmez. Çünkü burada Cenab-ı Hakk’ın muradı elbette Hz. İsmail’in kurban edilmesi değildir. Allah emre itaate mükâfat olarak kurbanlık koç lutfeder ve Hz. İbrahim o kurbanı keser. İşte bizler de müminler olarak bu önemli hadisenin anısını Rabbimize teslimiyetimizin bir ifadesi olarak kestiğimiz kurbanlarımızla her sene tazeliyoruz. Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadislerinde bu hususa dikkatleri çekerek “Kurban kesin. Zira kurban kesmek, atanız İbrahim’in sünnetidir.” buyurmuştur.

Kurban, kavurma şöleni mi?

Esasen kurban, bizi Hz. İbrahim’in itaatine, Hz. İsmail’in teslimiyetine yönlendirerek hayatın sıkıntı ve imtihanlarına karşı Rabbimize kurban olma ve Rabbimize dost olarak sıkıntılarımıza çözüm bulma yollarını gösterir. Rabbimiz, “Kurban etleri ve kanları değil, sadece takvanız Allah’ın katına ulaşır.” (Hacc 22/37) diye buyurarak kurban ibadetinde temel ilkenin et kesip kan akıtmak ya da kurbanın kavurma şöleni olmadığını, esas maksadın takvaya ulaşmak olduğunu bize bildirmektedir. Çünkü ancak takva ile insan, Rabbinin yasaklarından sakınma hassasiyeti kazanma arzusu ile dirildiği gibi Rabbinin sevdiği işlere de yakınlık duyabilir. Evet, bu hadisiyle Allah, peygamberi Hz. İbrahim’i çok çetin bir imtihandan geçirir. İmtihanı kazanan Hz. İbrahim, “Halilullah-Allah’ın dostu” unvanını alır ve biz de bütün Müslümanlar olarak asırlardan beri her namaz kılışımızda tahiyyatta bizzat ismini söyleyerek Hz. İbrahim’e selam gönderiyor, onun kutlu ailesine dua ediyoruz.

SAHİ SİZİN İSMAİL’İNİZ NE ?

Hz. İbrahim Allah’a yaklaşmak için en çok sevdiği oğlunu kurban etme teşebbüsünde bulunmasıyla bize şu mesajı veriyordu: Allah’a yaklaşabilmek için gerektiğinde en çok sevdiğini Allah için terk edebilmelisin. Bizler de içimizdeki İsmail’i bulup onu Allah yolunda terk edebiliyorsak o zaman kurbandaki gerçek manayı bulmuş oluruz. Peki bizim İsmail’imiz nedir? Esasında Allah’a yakınlaşmamıza engel olan her şey bizim İsmail’imizdir. Herkesin İsmail’i farklıdır ve hayatın her alanında, farklı görüntülerle karşımıza çıkar. Kiminin İsmail’i şan-şöhrettir; kimininki öfkedir, kimininki hırs ve hasettir, kimininki makam-mevkidir, kimininki karşı cinse karşı duyduğu meşru dairede olmayan alakadır vs. listeyi uzatmak mümkündür. Allah’a yaklaşmamıza engel olan her şey veya bizi O’ndan uzaklaştıran her şey, nerede ve ne zaman olursa olsun kurban etmemiz gereken şeydir. Öyle ise sen de içindeki İsmail’ini tespit et ve onu Allah için kurban et!

0
0
0
Yorum Yaz